KARŞILIKSIZ FEDAKÂRLIK MÜMKÜN MÜ?
KARŞILIKSIZ FEDAKÂRLIK MÜMKÜN MÜ?
Fedakârlık; feda etmek, kendinden vermek veya farketmeden kendini yok etmek, adeta bir parazit gibi. Tabi bu en son söylediğim kişiden kişiye değişebilir. Biraz kabaca bir tabir ama, ne derseniz deyin! Neden böyle diyorum çünkü insanın aklına ilk gelen şey büyük ve zor kararlar. Oysa fedakârlık genelde çok daha sessiz yaşanır. Bazen bir tartışmada haklı olduğun halde susarsın, bazen yorgunluğunu görmezden gelip birinin yanında olursun, bazen de kendi planlarını erteleyip başkasını öncelik haline getirirsin. İşte bunlar çok küçük şeyler olarak görünebilir lâkin insanın içinde parçalar bırakır. İlk bakışta fedakârlık yapılırken herhangi bir beklenti yokmuş gibi hissedilir. “Zaten yapmak istedim” ya da “önemli değil” denir. Ancak insan kendine de şu soruyu sorar: “Gerçekten bir önemi yok mu yoksa sonrasında bir beklenti düşüncesi olduğu için mi yokmuş gibi davranılıyor?”. İşte burada fark edilme isteği doğuyor ve sessizce duruyor insanın içinde. Bu durum da fedakârlığın ne kadar karşılıksız olduğu konusunu düşündürüyor.
Uzun yıllara dayanan arkadaşlıklarda bu kavram daha sık görülür. Çocukluktan beri süren bir arkadaş grubunda fedakârlık, yazılı olmayan bir kural gibidir. Birinin işi varsa plan iptal edilir, birinin morali bozuksa herkes çözüm arar. Kimse bu yapılan şeyleri açıkça dile getirmez. Çünkü “Biz böyleyiz” der geçer. Ancak zamanla aynı kişinin hep uyum sağlayan taraf olması, insanın içinde bir ağırlık oluşturur ve fark edilmez. Bu fedakârlıktan çıkar ve artık alışkanlığa dönüşür. Tabi insanoğlu bu fedakârlık kavramının ne kadar derin bir olguya sahip olduğunu anladığında her fedakârlığın doğru olmadığını, bazen sınır koymanın da ilişkileri zedelemediğini öğrenmiş olur. Peki ne zaman anlarsın? Yaşadığın deneyimler sonucu... Şimdi sana soruyorum: “Karşılıksız fedakârlık mümkün mü?”,
Ahmet Burak YATGIN


Yorumlar
Yorum Gönder